Arhavi – Arhavizyon

BERNA LAÇİN ARHAVİ’Yİ TANITTI..

31 Temmuz 2018 Haberler

Erken bir bayram yazısı size… Belki de Bayram için seyahat tavsiyesi demek daha doğru olur. Eğer hala plan yapmadıysanız, 9 gün olması öngörülen tatilinizi planlamak için 3 hafta var önünüzde. Kurban Bayramı sonrası 3 gün de yıllık izinden alıp 30 Ağustos ile birleştirip 2 haftalık bir tatil bile mümkün olabilir kimileri için… Yılın en güzel zamanı için size tavsiyem Karadeniz’in her yeşilini barındıran Artvin ve çevresi. Temmuz için yöre halkı “çürük ay” diyor, anlaşıldığı üzere yağışı bol dönem. Ağustos sonu ve Eylül , buraları gezmek için önerilen güzel zamanlar… Elbette değişen iklim şartlarını kestirmek pek kolay değil. Ayrıca nem oranının çok yüksel olduğunu ve bu sebeple Arhavi’deki 32 derecenin örneğin Bodrum’un 38 derecesinden daha bunaltıcı olduğunu da eklemeliyim. İnsan gidip deneyimleyince Karadeniz insanının yaylalara çıkma ihtiyacını daha iyi anlıyor. İşte, Ramazan Bayramı’nda sevgili dostlarımız Sabiha ve Aytaç’a konuk olduğumuz, onların rehberliğinde Tonton dahil ailece keşfedip, büyülendiğimiz

Arhavi ve çevresinden derlediklerim…

Şehirler hayal kırıklığı doğa harika

Açıkçası Karadeniz Bölgesi şehirleri büyük hayal kırıklığı. Koca koca beton bloklar o muhteşem coğrafyaya hançer gibi saplanmış duruyorlar. Hes’ler ise maalesef derelerin bazılarını kurutmaya başlamış bile… Karadeniz insanı toprağı, suyu, yeşili için çok endişeli. Karadeniz, taş döşerken bile çok dikkat edilmesi gereken , Türkiye’nin elmas değerindeki bölgesi … Geri dönülmez tahribatlarla bu güzelliğin elden gidilmesine izin verilmemeli. Ez cümle, seyahat için Karadeniz’e gittiğinizde şehirlerinde vakit kaybedip canınızı sıkmayın boşuna ve hemen köylere, tepelere, şelalelere, vadilere, ırmaklara, yaylalara vurun kendinizi… Yeşilin her tonunu katın ruhunuza, doya doya…

Mençune Şelalesi

Arhavi’nin “olmazsa olmaz”ı… Yaklaşık 158 kat çıkıyorsunuz. Ama sakın gözünüzde büyütmeyin ağaçların altında tatlı bir eğimle ilerliyorsunuz. 2400 metre rakıma ulaştığınız için akşam biraz başınız dönebilir. Ben hissetmedim ama bazılarından tekneden inmiş gibi bir his yaşadıklarını işittim. Şelalenin vadisindeki köprüye kurulu kocaman Atatürk’lü Bayrağımız insanın yüreğini hoplatıyor.

Ayder Yaylası

Aşağı kısımları daha turistik ama iyice tepelere çıkabilmek de ancak arazi araçlarıyla mümkün. Dağın her noktasından akan şelaleler, yeşilin her tonunu mücevher gibi süslüyor. Bir sonsuzluk hissi yer ediyor ki yüreğinizde tarifi mümkün değil.

Mecera arayanlara bulutların üzerinde bir yer

Sazlık Yaylası…Yolu zor ve Karadeniz’in doruklarında, doyumsuz bir manzara eşliğinde doğanın kollarında kaybolmak isteyenlere …

Seyahat gününüz biter Karadeniz’i keşfetmek bitmez. Ben size birbirine yakın, günübirlik keşif yerlerini sıralamaya çalıştım. Tek seferde Karadeniz’i bitirmeye kalkışmak büyük hata bana kalırsa… Gittiğiniz yerlerin keyfine varıp, nehir kenarlarında mis kokulu bir Karadeniz çayını ruhunuzda demlemek daha önemli çok yer görmektense. Ya da uzun bir Karadeniz yolculuğu planlamak ve elbette eşsiz Potuk yaylasını, Sümela Manastırı’nı, Çal Mağarası’nı,Zil Kalesi’ni, Ovit ve Elevit yaylalarını rotaya eklemek gerek. Ya da bu güzelliklerle buluşmayı bir başka sefere erteleyip, hayalinizde yeşilin her tonu, o günü iple çekmek gerek.

Borçka Karagöl Tabiat Parkı

İtiraf edelim tatil günleri epey kalabalık oluyor. Gittiğinizde mutlaka gölün çevresinde yürüyerek bir tam tur atın. Zaten giriş kısmı mangalcılar filan derken çok keyif vermiyor, gölün karşı kıyısı ise efsane güzellikte bir doğaya sahip. Fotoğraf tutkunları burda kendini kaybedebilir. Zira benim eşimi burdan çekip çıkarmam saatlerimi aldı. İnstagram‘da tolgaesiz hesabından Karagöl’ün harika fotoğraflarına göz atmanızı tavsiye ederim. Yürürken yanınıza su alın, piknik alanında gözleme ayran gibi atıştırmalıklar bulabilirsiniz.

Fırtına Vadisi

Anlatılamaz yaşanır. Bakın, bir daha bakın ve derin derin nefes alın… Cesaretiniz varsa nehri geçen “laz-Air” adı verilen mini teleferiklerle nehrin üzerinden geçin. Burda da çok güzel minik konaklama yerleri bulmak mümkün.

Ulaşım ve konaklama

Yeşile doymak ve doğa ile iç içe bir tatil yapmak isteyenlere tavsiyem Arhavi tarafında konaklamanız. Ziyaret edilecek pek çok yere yakın ve günübirlik geziler için çok uygun. Ulaşım için en rahat olan ise THY Artvin uçuşu. Bu uçuşla aslında Bakü Havaalanı’na iniyorsunuz.THY sizi tıpkı iç hat uçmuşsunuz gibi yarım saatlik bir ücretsiz Havaş transferi ile Hopa’ya transfer ediyor. Vize , pasaport vs gerekmiyor, nüfus cüzdanı yeterli oluyor. Trabzon’a da uçmak mümkün ve ordan da THY transferi var ama 3.5 saat gibi bir transfer yolculuğu yapmanız gerek Arhavi’ye gelmek için. Elbette civarı gezmek ve yaylalara çıkmak için araç kiralamak en iyisi. Yaylaların doruklarına ulaşmak isteyenlerin arazi aracı seçmeleri gerek ama daha turistik olan kısımlar binek araçları ile gezilebiliyor. Eğer şöyle güzel bir bahçe içinde tam anlamıyla geleneksel köy evi havasını solumak isterseniz Ezmoce Köy Evi’ni tercih edebilirsiniz. Ben arkadaşım Sabiha’nın evinde ve muhteşem misafirperverliğinde kaldığım için çok şanslıydım ama çay içmek için uğrayıp gezdiğim Ezmoce Köy Evi’ne de bayıldım. Eğer Ayder Yaylası’nda kalmak ise hayaliniz ve tam konfor ise aradığınız Ayder Resort Hotel’i de değerlendirmeye almanızı öneririm.

Paylas

Comments are closed.