Monday 04th March 2024,
Arhavi – Arhavizyon

LAZİSTAN SANCAĞI VE LAZ GÖÇLERİ..

Rekare 25 Temmuz 2023 Tarih LAZİSTAN SANCAĞI VE LAZ GÖÇLERİ.. için yorumlar kapalı

LAZİSTAN SANCAĞI’NDAN RİZE’YE

Trabzon’dan Batum’a kadar olan bölgede yaşayan Lazlar, 1461 yılında, Trabzon Krallığı’nın Osmanlılar tarafından ele geçirilmesinden çok sonraları da -Lazlar Osmanlıların müttefiki olarak görüldüklerinden- fiili bağımsızlıklarını korudular ve 1840’lara kadar da derebeylerin yönetiminde özerk bir yapı içinde yaşadılar.

Lazların karakter yapısı, bu topluluğun disipline uyma eğiliminin zayıflığı ve doğa ile baş başa, özgür bir yaşama alışık olduğunu göz önüne alan, Yavuz Sultan Selim tarafından beylik sistemi yürürlüğe konuldu. Böylece Doğu Karadeniz yöresi sınırlı yetkileri olan beyliklerle idare edildi. Bu uygulama zaman içinde ve gelişen şartların etkisiyle az veya çok değişimlere uğrayarak II.Mahmut devrine kadar sürdü. Lazlar 1461’den sonra 1630-1640’lara kadar uzanan 170-180 yıllık uzun bir zamanda baskı altında olmadan İslâmiyet’i benimsemeye başladılar.

XIX.yüzyılda, 1814-1817, 1818-1821 ve 1832-1834 yılları arasında Güney-Doğu ve Doğu Karadeniz Bölgelerinde, Osmanlı yönetiminin, derebeylerin yetkilerini kısıtlamak istemesinden dolayı Laz İsyanları ortaya çıktı. Trabzon valisi Osman Paşa, bu başkaldırılara son vermek için, derebeylerin nüfuzlarını kırmaya çalıştı. Ancak bu alanda başarılı olamadı.

Acara çevresi, 1851 yılında Lazistan Sancağı’na bağlandı. Lazistan Sancağı, Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi ve Batum, Lazların yoğun olarak yaşadığı topraklardır. Yüz ölçümü yaklaşık 41.119 km² olan bu topraklar, Osmanlı döneminde “Lazistan Sancağı” adıyla idari birim olarak, günümüzdeki Trabzon İli’nin bir kısmını ve Rize İli ile Artvin İli’nin bir bölümünü ve Gürcistan’ın Acara Özerk Cumhuriyeti’ndeki toprakların küçük bir kısmını kapsamaktaydı.

Lazistan Sancağı, eski çağlarda Kolheti’nin (Kolha, Kolhis), daha sonra Egrisi’nin bir parçasıydı ve bölge, 1578 yılına kadar Gürcistan’ın sınırları içinde yer alıyordu. 1578-1878 tarihlerinde Osmanlı’ya ve 1878-1921 tarihleri arasında Çarlık Rusyası toprakları içinde yer alır. Batum’un Rusların eline geçmesinden sonra Rize kenti, Lazistan Sancağı’nın yönetim merkezi oldu. 1921 yılında ise Lazistan Sancağı’nın topraklarının büyük bölümü Türkiye, küçük bölümü Gürcistan sınırları içinde kalır. Buna karşın Lazistan, Trabzon vilayetinin sancağı olarak varlığını korur. 1920’de, Doktor Abidin Bey (Atak), Esat Bey (Özoğuz), İbrahim Şevki Bey, Necati Bey (Memişoğlu), Osman Bey (Özgen) ve Ziya Hurşit, Lazistan (Doğu Karadeniz) milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne katılırlar. 1923’te Lazistan Sancağı’nın yerine Rize İli kurulur.

SAKARYA VE ÇEVRESİNE LAZLARIN GÖÇ NEDENLERİ

1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı (93 Harbi) sonucu bölgenin Rusların eline geçmesi ile birlikte, Lazistan Sancağı’nın merkezi Batum’dan Rize’ye taşınır ve bölgeden Müslüman Lazların bir kısmı Osmanlı topraklarına kitlesel olarak göç ederler. Berlin Anlaşmasıyla Kars, Ardahan ve Batum Ruslara bırakılınca Lazlara göçten başka seçenek kalmıyordu. Yoğunlukla, günümüz Gürcistan sınırları içinde bulunan Karadeniz kıyılarından gelip Osmanlı topraklarına yerleşiyorlardı. “Kendileri beğenip seçerek, Karadeniz kıyısına yerleştiler.” Ne var ki Osmanlı hükümeti, muhacirlerden “bir haylisini” kuzey batı Anadolu’ya, Hüdavendigar ve İzmit sancağına yerleştirdi. 1882 yılında yaklaşık 40.000 Laz, Osmanlı topraklarına yerleştirilir. Ayrıca İzmit Sancağına 1887-1888’de 241 hane (aile) ile 1899’da 100 nüfus ek olarak yerleştirilmeye tabi tutulur. Yine 16 Mart 1921 Türk-Rus Antlaşması üzerine bir kısım Müslüman Lazlar, Anadolu’ya -başta Sakarya ve çevresi olmak üzere- göç etmek zorunda kalırlar.

Cumhuriyet dönemi ile birlikte, Lazistan Sancağı lağvedildi. Eskiden Lazistan Sancağı içinde yer alan ve günümüzde Lazların yoğun olarak yaşadığı; Pazar, Ardeşen ve Fındıklı Rize İli’ne, Arhavi ve Hopa ilçeleri de Artvin İli’ne bağlandı. 1950 sonrası yaşanan toprak yetersizliği, kan davaları, eğitim ve ulaşım ihtiyacının yanı sıra kentlerin çekiciliği ile daha önce yakınları ve tanıdıklarının da etkisi ile Sakarya yöresine göçler yeni dönemde de sürmektedir.

Adapazarı kazasının Karasu nahiyesi dâhilinde bulunan Lazlar, Eylül 1916 tarihinde Geyve dâhilindeki gayrimüslimlerin terk ettiği köylere nakil olundular. Karasu Lazları Geyve’ye sevk edildi ve kaza dâhilindeki Lazların da bu iskân işine dâhil edilmesi kararlaştırıldı.

SAKARYA İLİNDE LAZLARIN YERLEŞTİĞİ BÖLGELER

Adapazarı Merkez, Değirmendere Köyü, Çaybaşıyeniköy Beldesi, Kemaliye Köyü, Taşkısığı Köyü, Arifiye Beldesi,

Akyazı Merkez, Alağaç Köyü (Mahmutsabit), Boztepe Köyü, Gücücek Beldesi, Hasanbey Köyü, Kazancı Köyü, Kuzuluk Beldesi (Kuzulukaziziye), Topağaç Köyü, Dokurcun Bucağı,

Ferizli- Sinanoğlu Beldesi-Şose Mh., Ceylandere Köyü (Potuoğlu),

Geyve Merkez, Eşme Köyü, Doğançay Bucağı, Kızılkaya Köyü, Maksudiye Köyü, Nuriosmaniye Köyü,

Hendek Merkez-Büyükdere Mah., Kemaliye Mah., Köprübaşı Mah., Yeni Mahallesi, Yeşiller Mah., Çamlıca Beldesi, Akova Köyü, Aksu Köyü, Aktefek Köyü, Aşağı Hüseyinşeyh Köyü, Bıçkıatik Köyü, Muradiye Köyü, Nuriye Köyü, Süleymaniye Köyü (T.Süleymaniye), Karadere Bucağı (Çiğdere), Güney Köyü, Kadifekale Köyü, Sarıyer Köyü,

Karapürçek-Hocaköy, Yüksel Köyü,

Pamukova Merkez, Gökgöz Köyü, Mesruriye Köyü, Paşalar Köyü, Şahmelek Köyü,

Sapanca Merkez, Kurtköy Beldesi (Dibektaş Mh. dahil), Akçay Köyü, Balkaya Köyü, Erdemli Köyü, Fevziye Köyü (Msuca), Hacımercan Köyü (Msicina), İkramiye Köyü (Orç’i), İlmiye Köyü, Kuruçeşme Köyü, Memnuniye Köyü(Karagöl), Muradiye Köyü, Şükrüye Köyü, Uzunkum Köyü, Ünlüce Köyü (Babadayı).

Kaynak: Ali Aktaş


Paylas

About The Author

Comments are closed.